"Efendiler, mirasçısı olduğumuz Osmanlı Devleti'nin dünya gözünde hiçbir değeri, fazileti ve haysiyeti kalmamıştı. Devletlerarası hukukun dışında tutulmuş, sanki, himaye ve korunmaya muhtaç bir duruma gelmiş gibi kabul ediliyordu... Milleti ve memleketi gerçek istiklâl ve hâkimiyetine sahip kılmak için, bu güçlüğe ve fedakârlığa da katlanmak bizim üzerimize yüklenmişti." sözleriyle zorlu Lozan sürecini anlatan Mustafa Kemal Atatürk, dört yıllık istiklâl mücadelesinin Türk Milletinin şanına lâyık bir barış ile sonuçlanacağına inancı tamdı.

Öyle de oldu.

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın kuşkusuz en önemli sonucu yeni kurulan Türk Devletinin artık bütün Dünya tarafından kabul edilmiş ve bağımsızlığını belgelemiş olmasıdır.

O dönem itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Başkomutan olan Gazi Mustafa Kemal Paşa, aynı gün şu telgrafı çektirerek Lozan'da Türk delegesi heyeti Başkanı ve Dışişleri Bakanı İsmet Paşa'yı bu tarihî başarı için kutlayacaktır: "Uzun çarpışmalardan sonra vatanımızın barış ve istiklâle kavuştuğu bu günde, parlak hizmetiniz dolayısıyla zâtıâlinizi, pek sayın arkadaşlarımız Rıza Nur ve Hasan Bey'leri ve çalışmalarınızda size yardım eden bütün heyet üyelerini şükran duygularımla kutlarım."

Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Türkiye Cumhuriyetinin 'tapusu' konumundaki Lozan Antlaşması'nın imzalanmasının 95. yılını büyük bir gururla kutluyoruz.

Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Y.K.
Almanya - 24 TEMMUZ 2018

Joomla templates by a4joomla