Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği Onursal Başkanı Mahmut Telli 32 yıldan beri öğretim görevlisi olarak çalıştığı Darmstadt Teknik Üniversitesi’nden emekli oldu. Darmstadt Teknik Üniversitesi’nde Makina Mühendisliği,  İnşaat Mühendisliği ve Mimari öğrencilerine yıllarca Teknik İngilizce dersleri veren Mahmut Telli, büyük çoğunluğu mimar ve mühendis olan yüksek lisans öğrencilerine son derste bir veda konuşması yaparak onları meslek yaşamlarında bekleyen zorluklarla yüzleştirdi ve çalıştıkları müesseselerde nasıl yükseleceklerini ve o müesseselerin ve kendilerinin başarıları için neler yapmaları gerektiğini anlattı.
Yukarda Mahmut Telli’yi Makina Mühendisleri olan yüksek lisans öğrencileri ile birlikte görüyorsunuz.

Bilindiği gibi kendisi Makina Yüksek Mühendisi olan Mahmut Telli, 1962 yılında ODTÜ’yü bitirdikten sonra bir müddet PETKİM ve Haldor Topsoe firmalarında çalışmış, daha sonra Libya’da Amerikan Hava Kuvvetleri’nin mühendislik bölümünde çalışmış ve 1970 Libya ihtilalinden sonra, merkezi Frankfurt’ta olan NATO ve Amerikan Ordusu Mühendislik Teşkilatı Avrupa Bölümü’ne transfer olmuştu. Orada 1984 yılında çok büyük çoğunluğu mühendis olan 1200 kişi arasından yılın mühendisi de seçilen Telli daha sonra 13 yıl Teknik Bölüm başkanlığı yapmış ve 2003 yılında emekli olmuştu. 90’lı yıllarda Türk Mühendis ve Mimarlar Birliği’nin 6 yıl başkanlığını yapmış ve o yıllarda, Teknik İletişim isimli teknik bir dergi yayınlamış, derginin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve 1995’te kendisinin kurduğu ve 18 yılı aşkın bir müddet de başkanlığını yürüttüğü Hessen Eyaleti Atatürkçü Düşünce Derneği’ni 2014 yılında çok sevdiği genç Atatürkçü’lere devretmişti. Kadirşinas gençler de Mahmut Telli’yi onursal başkan seçmişlerdi.

Mahmut Telli öğrencilerine yaptığı veda konuşmasında, endüstride her şeyin yıldırım hızıyla değişmekte olduğunu, her konuda, her alanda ve her yerde büyük değişikliklerin her zaman olacağını belirterek bu değişikliklere hazırlıklı olmalarını hatırlattı. İnsanların ve organizasyonların büyük bir değişimin içine girdiğini ve bunun da uluslararası rekabeti getirdiğini belirterek, yeni mezun olacak olan genç mühendis ve mimarların bu rekabetin içinde olacağini hatırlattı. Bu uluslararası rekabetten dolayı meslek hayatlarının kolay olmayacağını anlatarak, yaşamda tutunabilmeleri ve başarılı olmaları için neler yapmalarının gerektiğini anlattı.

Bütün yaşamın bir oyun olduğunu ve bu oyunun kurallarını anlatan Telli, her insanın bir sınıfa doğduğunu, iş dünyasında işlerin ve pozisyonların bu sınıflardaki insanların sosyoekonomik yapılarına uyacağını, bu insanların her hangi bir sınıfa girmelerinde paranın tek kriter olmadığını, bilginin güç göstergesi olduğunu, iş dünyasında patronlarını eleştirmenin ve onları yönetmeye kalkışmanın çok tehlikeli olacağını ve iş ilişkilerinde mutlaka borçlu olacakları kimselerin olacağını ve bu borçlarını er veya geç ödemeleri gerekeceğini ama ödemezlerse onlara, alacaklıların bu borçlarını ödeteceklerini anlatarak iş hayatına hazırlıklı olmalarını hatırlattı.

İnsanları sınıflara ayırma ve sosyal kademelere bölüştürmenin aslında bir İngiliz oyunu olduğunu ve iş dünyasının bu oyunun etkisi altında olduğunu anlatan Telli, bu oyuna göre her konuda yaşamın piramitlerle dolu olduğunu ve her piramitte yedi ayrı sınıfın bulunduğunu, insanların kendilerini bu piramitlerin sınıflarının bir yerinde bulacaklarını ve bir üst sınıfa geçmek için gayret sarfedeceklerini belirtti. Bu piramitlerin tabanlarının çok geniş kitlelerden oluşacağını ama tavanında bir kişinin yada bir grubun veya bir sınıfın olacağını belirtti. Piramitin en üstündekilerin, kanun yapacaklarını ve onların dediklerinin olacağını, yani toplumları onların yöneteceğini belirtti. Bu piramitleri de her konuda görebileceklerini anlatarak mühendis ve mimarların, mesleklerini icra ettikleri müddetçe bu piramitlerin dördüncü kademelerinin üstüne çıkamayacaklarını belirtti. Dördüncü kademeden yedinci kademeye çıkmaları için, mesleklerini icra ederken bazı farklılıkların gereklerini yerine getirmelerinin şart olduğunu belirtti.

Bu şartların da üç bölümden oluşacağını, bunların performans, imaj ve kendini gösterme olduğunu belirtti. Mühendislerin ve mimarların çok zeki insanlar olduklarını ve kafalarının iyi çalıştığını, adım adım yaklaşarak sonuca gittiklerini ve bundan dolayı da performanslarının iyi olduğunu bildikleri için, bir üst kademeye kolaylıkla geçebileceklerini sandıklarını, ama bu olayın hiç böyle olmadığını belirterek performansın sadece stadyuma giriş bileti olduğunu belirtti. Esas oyunun da stadyuma girdikten sonra başlayacağını, zira stadyuma girenlerin hepsinin performanslarının çok yüksek olduğunu belirtti. O nedenle iş dünyasında veya memuriyette yükselmede performansın etkisi sadece %10’dur dedi. Esas oyunun da stadyuma girdikten sonra başlayacağını tekrar belirtti.

O nedenle öğrencilerine, çalıştığınız yerde çok iyi bir imajınız olacak dedi. Ancak imajın değeri de %30’dur dedi. Geriye kalan kendini kanıtlamanın etkisi ise %60’tır diyen Telli, performansın etkisinin %10 olmasına rağmen performans gösteremeyen bir kişinin yükselmesinin söz konusu olamayacağını belirterek imaj ve kendini kanıtlamanın detaylarını anlattı. Sonunda da oyunun kuralları bunlardır ve oynamak isteyen herkese açıktır dedi. Bu oyunlarda başarılı olmak istiyorlarsa bu kuralları rakiplerinden daha iyi becermeleri gerektiğini anlattı. Organizasyonların, şirketlerin, firmaların daima iyi oyuncularla, iyi huylu oyuncular arasındaki iyi iletişim ve dayanışma ile yükseleceğini belirtti.

Öğrencilerinin arasında endüstride muhtemel genç liderler gördüğünü belirten Mahmut Telli, endüstride yeni lider tipini anlatırken, yeni lider tipinin görüşünün çok güçlü, uzun vadede başarılı, insan kaynaklarına çok önem veren, çalışanlarla devamlı iletişim içinde olan ve uluslararası piyasaların adamı olan yaratıcı tipler olarak özetledi. Öğrencileri arasında böyle tiplerin olduğunu, bu veda konuşmasını da o nedenle yaptığını anlatan Mahmut Telli dakikalarca ayakta alkışlandı.


Joomla templates by a4joomla